İÇİNDEKİLER
GİRİŞ:XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU
- İkinci Meşretiyet Dönemi
- Trablusgarp Savaşı
- Balkan Savaşları
- Birinci Dünya Savaşı
OKUMA METNİ: Kemal Yeri
I.BÖLÜM: BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONUNDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN DURUMU
- Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918)
- Ateşkes Anlaşması'dan Önemli Olaylar
- İzmir İşgali (15 Mayıs 1919)
- Memleketin İç Durumu ve Cemiyetler
- Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler
- Milli Varlığa Düşman Cemiyetler
- Milli Cemiyetler
GİRİŞ:XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU
- İkinci Meşrutiyet Dönemi
İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra derhal seçimlere gidildi. Seçimlerin başlıca 2 partisi İttihat ve Terakki ile liberal görüşlü Ahrar Fırkası'ydı. Seçimleri İttihatçılar kazandı. Seçimlerin ardından oluşan yeni Meclis-i Mebusan 17 Aralık 1908'deİ> çalışmalarına başladı.
Bunu izleyen dönemde, ülkeyi perde arkasından yöneten İttihat ve Terakki yönetimine karşı bazı çevrelerde gitgide artan bir hoşnutsuzluk görüldü. 6 Nisan 1909 günü muhalif gazeteci Hasan Fehmi Bey'in bir İttihat ve Terakki fedaisi tarafından öldürülmesi, İstanbul'da büyük bir protesto gösterisine yol açtı. Ve sonunda 13 Nisan 1909'da bazı askerî birliklerin ve medrese öğrencilerinin katıldığı bir ayaklanma başladı; bazı subaylar ve bazı milletvekilleri linç edildi ve İttihatçı olarak bilinen gazeteler yağmalandı. Eski takvimle yeni takvim arasındaki 13 günlük farktan dolayı31 Mart Olayı olarak anılan bu ayaklanma, Selanik'ten gelen Hareket Ordusu tarafından 24 Nisan'da bastırıldı. 27 Nisan'da yeniden toplanan meclis, II. Abdülhamit'i bu ayaklanmadan sorumlu tutarak tahttan indirilmesine ve yaşlı şehzade Reşat Efendi'nin V. Mehmet Reşat adıyla yerine geçirilmesine karar verdi.
- Trablusgarp Savaşı
Trablusgarp Savaşı,1911-1912 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu ve İtalya Krallığı arasında geçen bir savaştır. 1911-1912 Türk-İtalyan Savaşı olarak da geçer. Adı,"Trablusgarp Savaşı" olmasına rağmen çarpışmalar, Trablusgarp'ın dışında, Adriyatik Denizi, Ege Adaları, Çanakkale Boğazı ve Kızıldeniz gibi çeşitli bölgelerde de sürmüştür. Bu savaşı İtalya, diğer büyük devletlerin ve Balkan Savaşı'nın sayesinde kazanarak sömürgelerini artırmıştır.
İmzalanan antlaşmaya göre;
- 1.Osmanlı İmparatorluğu, Trablusgarp ve Bingazi' deki kuvvetlerini çekecek ve buraları İtalya'ya bırakacak,
- 2.Osmanlı İmparatorluğu, Trablusgarp'taki Müslümanların haklarını koruyacak,
- 3.İtalya Krallığı,On İki Ada'yı Osmanlı İmparatorluğu'na geri verecekti.
Balkan Savaşları
Balkan Savaşları Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki dört devlete karşı 1912-1913'te yaptığı savaşlardır (8 Ekim 1912 - 29 Eylül 1913). Çatışmaların temel nedeni Bulgaristan Krallığı ile Sırbistan Krallığı'ın Balkanlarda hızlanan faaliyetleridir.1878 tarihli Berlin Antlaşması'nda umduğunu bulamayan Bulgaristan 1908 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra Balkanlarda etkin bir politika izlemeye başlamıştı. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu 'nun yine 1908 yılında Bosna-Hersek'in ilhak etmesi ise Amerika'yı aynı yönde bir politika izlemeye itti.Taraflar arasında savaşı bitiren anlaşma 1913 yılı Mayıs ayında Londra'da imzalandı. Londra Antlaşması' na göre:
- Arnavutluk bağımsızlığını kazandı.
- Girit Adası Yunanistan'a verildi.
- Osmanlı Devleti'nin Trakya sınırı Edirne ve Kırklareli illerini dışarıda bırakacak şekilde Midye-Enez Hattı olmuştur.
Birinci Dünya Savaşıİ>
I. Dünya Savaşı, 20. yüzyılda dünya çapında yapılan iki savaştan birincisidir. 28 Temmuz 1914İ> tarihinde Avrupa'da başlamış ve dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle "Dünya Savaşı" olarak adlandırılmıştır. Dört yıl süren savaş, 1918/i> yılında sona ermiştir. I. Dünya Savaşı, Avrupa'da dört merkezi devlete karşı, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan yirmi beş devletin bulunduğu, o tarihe kadar görülmemiş ilk dünya savaşıdır. I. Dünya Savaşı Avrupa'da İttifak Devletleri diye adlandırılan Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan Krallığı ile İtilaf Devletleri diye adlandırılan Britanya İmparatorluğu, Fransa ve Rusya İmparatorluğu önderliğindeki Sırbistan, Karadağ ve Belçika devletleri arasında gerçekleşmiştir. Savaşa sonradan İtilaf Devletleri tarafında İtalya, ABD, Japonya, Yunanistan, Portekiz ve Romanyas da katılmıştır.
OKUMA METNİ: Kemal Yeri
1915 yılı 25 Nisanında Gelibolu'daki Üçüncü Kolordu Kurmaybaşkanı olarak bulunuyordum. Kolordu Kumandanımız Esat Paşa idi. Sabah erken saatlerde kapım vuruldu. Kumandanın sesiydi bu: - Başkan, kalkınız düşman çıkarma yapmağa başladı, Mustafa Kemal Bey telefonla bildiriyor, diyordu. Yataktan nasıl sıçradım, nasıl giyindim bilmiyorum. Telefon başında kumandanla buluşup bütün karargâh vazife başına gelmiş bulunuyordu. Gerekli emirleri verdikten sonra Eceabat bölgesine gitmeye hazırlandık. Kumandan bir aralık, Ordu Kumandanı Leyman Paşaİ> yı görmeğe gitti. Dönüşünde biz de bir küçük vapura dolarak hareket ettik. Yarı yolda karşılaştığımız Barbaros zırhlısı işaretle bizi yanına çağırdı. Yanaşarak Süvari kulesine çıktık. Süvari bize idi
I.BÖLÜM: BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONUNDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN DURUMU
- Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918)
Mondros Ateşkes Antlaşması ya da Mondros 17 Mütarekesi, I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan ateşkes belgesi. Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey, Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Anlaşması, Osmanlı Devleti'nin yıkımından sonra kurulan Türkiye'nin çerçevesini çizen ilk uluslararası belgeİ> olarak önem taşır. Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosu olan Misak-ı Milli Beyannamesi nin birinci maddesi, "30 Ekim 1918 tarihli anlaşmanın çizdiği hudutlar dahilinde, dinen, ırkan ve emelen müttehit [birleşik] Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskûn bulunan aksamın tamamı, fiilen ve hükmen gayrı kabil-i tecezzi bir küldür [bölünmez bir bütündür]." demek suretiyle, Milli Mücadele'nin hedefi olan ulusal varlığı Mondros Ateşkes Anlaşmasına gönderme yaparak tanımlar.
- Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak,Karadeniz'e serbestçe geçis sağla-nacak ve bu yerlerdeki istihkamlar itilaf devletleri tarafından işgal edilecek.
- Osmanlı ordusu terhis edilecek,orduya ait silah,cephaneler,itilaf devletleri tarafından denetim altına alınacak.
- Sahil koruma için kullanılacak küçük gemiler hariç,Osmanlı donanması,itilaf devletlerinin belirlediği limanlarda gözaltında tutulacak.
- İtilaf devletleri,güvenliklerini tehdit edecek bir durumda,istedikleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekler. (madde 7)
- Hükümet yazışmaları hariç bütün haberleşme,itilaf devletleri tarafından kontrol edilecek,Toros Tünelleri işgal edilecek.
- İtilaf devletleri,Osmanlı demiryolları ve ticaret gemilerinden yararlanabilecek-lerdi.
- Hicaz,Yemen,Suriye,Irak,Trablusgarp ve Bingazi'deki Osmanlı birlikleri,en yakın itilaf devletlerine teslim olacak.
- Doğu Anadolu'daki 6 vilayette bir karışıklık çıkması halinde,itilaf devletleri,bu vilayetlerden herhangi bir kısmını işgal edebilecekler.
- Ateşkes Anlaşması'dan Önemli Olaylar
İstanbul kamuoyu anlaşma hükümlerini ağır buldu, ancak genel bir iyimserlikle karşıladı. 1 ve 2 Kasım tarihli İstanbul gazeteleri daha çok İstanbul'da savaş ihtimalinin ortadan kalkmış olduğunu vurguladılar. (Bulgaristan'ı işgal eden İtilaf ordularının o günlerde İstanbul'a yönelik taarruzu bekleniyordu.) Mustafa Kemal Paşa'nın görüşlerini yansıtan Minber gazetesi 1 Kasım'da, "Bir devletin küçülmüş bile olsa herhalde bir siyasi mevcudiyet ve milli birlik muhafaza ederek böyle bir badireden kurtulabilmiş olması en büyük siyasi başarı sayılmalıdır." yazıyordu.
Ancak 13 Kasım'da İtilaf donanmalarının İstanbul'a gelmesi ve Tevfik Paşa kabinesinin kurulmasından sonra anlaşma hükümlerine yönelik kuşku ve kaygılar İstanbul basınında daha sık görülmeye başlandı.
- İzmir İşgali (15 Mayıs 1919)
İzmir'in İşgali, I. Dünya Savaşı sonrasında Paris'te toplanan uluslararası barış konferansının kararıyla İzmir kentinin 15 Mayıs 1919'da Yunanistan tarafından işgali. 9 Eylül 1922'de Türk ordusunun kente girmesiyle sona ermiştir.
İzmir kenti ile birlikte Ayvalık, iki kent arasındaki sahil şeridi, Çeşme yarımadası ve Belkahve'ye kadar İzmir'in hinterlandı da işgal edilmiştir. 1920 Nisan'ından sonra Yunan ordusu İzmir'den harekete geçerek, Bursa, Eskişehir, Kütahya ve Afyon'a kadar Batı Anadolu'nun büyük bir bölümünü de işgal altına almıştır.
- Memleketin İç Durumu ve Cemiyetler
- Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler
- Mavi Mira:
- Özellikleri
- Fener Rum patrikhanesi tarafından kuruldu
- Yunan Kızılhaçı, Göçmenler Komisyonu ve Rum izcilik kuruluşları bu cemiyetin alt kollarıydı
- Milli Varlığa Düşman Cemiyetler
- Teali İslam Cemiyeti:
- Özellikleri
- Kurtuluşun halifenin emirlerine ve İslamın prensiplerine uymakla mümkün olacağını savunmuştur.
- Wilson Prensipleri Cemiyeti:
- Özellikleri
- Bu cemiyetin taraftarları Wilson ilkelerinden ilham almıştır.
- Kurtuluşun ABD mandasına girmekle mümkün olacağına inanmışlardır.
- Milli Cemiyetler
- Trakya Paşaeli Cemiyeti:
- Özellikleri
- Mavri Mira Cemiyetinin Trakya’ya yönelik olarak yürüttüğü bölücü faaliyetlere karşı kurulmuştur.
- İstanbul ve boğazların işgal edilmesi bu cemiyetle Anadolu’nun bağlantısını kesmiştir.
- Bu cemiyet Osmanlı Devleti’nin yıkılması halin-de Trakya’da bir cumhuriyet kurmayı planlamaktadır.
- Edirne Kongresini düzenlemiştir.
- Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti:
- Özellikleri
- Le Pays gazetesini çıkardı.
- Doğu Anadolu’nun Ermenilere karşı bütünlüğünü korumak için kuruldu.
- XV. kolordunun Erzurum’da dağılmamış halde olması bu cemiyeti daha da etkin hale getirdi.
- Basın yayın yoluyla propaganda yapılacaktır.
- Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti:
- Özellikleri
- Orta ve Doğu Karadeniz’deki Rum ve Ermeni faaliyetlerine karşı kuruldu.
- Erzurum Kongresinin toplanmasına yardımcı ol-du.
- Erzurum Kongresinde Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ile birleşti.
DETAYLI BİLGİ ALMAK İÇİN:TIKLAYINIZ
GÖRÜŞ VE ŞİKAYETLERİNİZ İÇİN:TIKLAYINIZ