EDEBİYAT TARİHİ | ATATÜRKÇÜLÜK VE İNKILAP TARİHİ | DİL VE ANLATIM|




EDEBİYAT TARİHİ SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ







TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATI

(1860-1896)


  1. Tanzimat Dönemi Edebiyatının Oluşumu
  2. Öğretici Metinler
  3. Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)
  4. Olay ve Çevresinde Oluşan Edebi Metinler
    A.Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler
    1. Roman
    B.Göstermeye Bağlı Edebi Metinler
    1. Tiyatro
  5. Tanzimat Dönem Edebiyatının Genel Özellikleri

1.Tanzimat Dönemi Edebiyatının Oluşumu


İSLAMİYET ÖNCESİ
TÜRK EDEBİYATI

  1. Göçebe hayat
  2. Kök Tanrı İnancı,
    Budizm, Mani Dini
  3. Yabancı dillerin etkisinden
    uzak Türkçe
  4. Sagu,koşuk,destan

İSLAMİYET DÖNEMİ
TÜRK EDEBİYATI

  1. Yerleşik hayat
  2. İslamiyet
  3. Arapça ve Farsçanın
    etkisinde gelişen Türkçe
  4. Ağıt,koşma,türkü,gazel,mesnevi

BATI ETKİSİNDE GELİŞEN
TÜRK EDEBİYATI

  1. Batılı tarzda hayat
  2. İslamiyet
  3. Batı dillerinin etkisinde
    gelişen Türkçe
  4. Gazete,roman,tiyatro
  5. SAYFANIN BAŞINA DÖNMEK İÇİNBURAYA TIKLAYINIZ.




2.Öğretici Metin

GAZETE


Bir devletve milletin ihyası gazetelerle olur.Çünkü herkes başkasına zarar vermeyecek görüşünü ve malumatını gazeteye yazıp bastıracağından, ulemanın görüşleri ve bazı kişilerin yeni sözleri herkese bildirilir.Muhtaç veya mazlumların halleri ilan olunup herkesin gayret ve yardımı toplanır.İşte bu sebepten, gazetesi çok olan memleketlerde bir şey gizli tutulmaz.İlim kimseden esirgenmez.Muhtaçlar pek zarurette kalmaz.

Gazeteler devlet ve milletin iç işlerini, günlük meselelerini ve ecnebilerin niyet, adet, sır ve hazırlıklarını yazıp neşreder.Bu cihetle meydana gelen ve gelecek olan hallere herkes aşina olup ona göe hareket eder.

Güzel edepler, iyi haller, devlet ve millet hakkında memurların icra ettikleri kanuna uygun hizmetler basılır.Bundan herkes ders alır ve ferahlar.Ve çirkin huylar, fena haller ve devlet millet hakkındaki hıyanetlikler kınanmak için açıkça ortaya konur.Herkes bunda iğrenir ve ibret alır.Bir kimse başkasından zulğm görse gazeteye basılır, zalimle mazlumun kıssası adalet ve insafa muhalif bir iş olduğun için sıradan ve seçkin insanların kulağına ulaşır. Ve herkes ayıplaya ayıplaya hükümet dahi duyup zalimle mazlum muhakemeye zorlanır.Ve bu vasıta ile davaları kanunca görülür, hak yerini bulur.

...

Hemşehriler! Anlıyor musunuz gazete ne güzel mekteptir! O mektepte ne güzel ilimler okunuyor! Ve orada okuyanlar nasıl uyanıyor! Fakat şimdiye dek İstanbul'da vazifesini bilen, halimizi tanıyan, dünyanın hallerini anlayan, anladığını anlatmak isteyen ve sağlam söyleyen bir gazeteye gelemediğimizden gazetenin kadrini, haşa anlayamadığınızdan değil, lakin size anlatan bulunmadı.Sakın her memleketin gazeteleri İstanbul'dakiler gibi olur sanmayınız.Umulur ki İstanbul'dakiler dahi ilerler.

Ey gazeteciler! Görüyorsunuz ki çok kimseler işe vakıf olmak niyetiyle lisan öğrenip ecnebi gazetelerine müracaat ediyorlar.Şimdilerde Fransızca bilenler ve hiç olmazsa Ermeni harflerini öğrenenler devlet ve millete dair neler öğreniyorlar! Sade Türkçe bilenlerin o işlere malumatı olamıyor. Bunu çaresi, her yerde ne oluyorsa doğruca yazıp herkese bilgi vermektir.

Ey gazete yazarları! Pekala biliyorsunuz ve biz de biliyoruz ki Osmanlılar;idari işler, maliye ve dış işlerinin sırlarına vakıf olmaya çalışıyorlar.Ve bunun için gazetelerin düşüncelerine heves ediyorlar ve para harcıyorlar.Tutulan eski yollar daha ne vakte dek terk olunmasın?Haydi ittifak edelim!(...) Muradımız mesele anlatmak iken niçin halkı bir de ibare için düşündürelim? Gazeteleri İstanbul'da halk lisanı olan Türkçe ile yazalım.

Eğer "İmlamızın çapraşıklıktan kurtulmak ihtimali yoktur." derseniz yine bu usulümüzü bozmayarak, işaret gibi yeni bir iş daha çıkarmayarak şu elimizde bulunanı ıslah mümkündür. Haydi ıslaha çalışalım ve bunun için bahis açalım.Artık bir yere baş bağlayalım...

Ali SUAVİ
Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi
(Sadeleştirilmiştir.)

yazar hakkında bilgi için tıklayınız




SAYFANIN BAŞINA DÖNMEK İÇİNBURAYA TIKLAYINIZ




3.Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)

HÜRRİYETE DOĞRU


Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna,karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhların sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Deniz kızları mı dersin, şenlikler, cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere.

ORHAN VELİ KANIK

Şair hakkındabilgi içintıklayınız.




SAYFANIN BAŞINA DÖNMEK İÇİNBURAYA TIKLAYINIZ.




4.Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler


A.ANLATMAYA BAĞLI EDEBİ METİNLER

  1. ROMAN

    AŞK-I MEMNU

    Adnan Bey; elli yaşlarında, karısı ölmüş, Nihal adında genç bir kızı, Bülent adında küçük bir oğlu olan zengin bir adamdır.Adnan Bey'in genç, uçarı, çapkın ve maceraperest yeğeni Behlül, aileden biri sayıldığı için hemen hemen her gün konaktadır.

    Firdevs Hanım, şuhluğu ve serbestliği ile tanınan dul bir kadındır.Eşi de bu sebeple ondan ayrılmıştır.Firdevs Hanım, iki kızı ile birlikte Boğaziçi'nin mesire yerlerinde "Melih Bey Takımı" diye tanınır.

    Adnan Bey, bir sandal gezintisinde tanıdığı Firddevs Hanım'ın büyük kızı Bihter'le evlenir. Bihter, bu evliliğe Adnan Bey'in zenginliği için razı olmuştur.Fakat çok geçmeden genç bir insanın yalnız servetle mutlu olamayacağını anlar.Kısa bir süre sonra kocasının çapkın yeğeni Behlül ile aralarında bir yasak aşk başlar.Behlül, günün birinde bu yasak aşktan ve yaşadığı maceralı hayattan bıkar;Nihal'i sevmeye başlar ve onunla evlenmek ister.Evlenme düşüncesini Bihter dışında herkes olumlu karşılar.Bihter, Behlül'ü kaybetmek istemez.Bu evliliğe engel olmak için elinden gelen herşeyi yapar.Çabalarının bir sonuç vermediğini görünce de olup biteni meydana çıkarmayı düşünen Bihter böylece hem Behlül'den hem Nihal'den hem de kendi mutsuz evliliğine sebep olan annesinde öç alacaktır.

    Bihter ve Behlül arasında geçen bir tartışmaya tesadüfen şahit olan Nihal, ikisinin arasındaki yasak aşkı öğrenince baygınlık geçirir. Sonunda her şey anlaşılır.

    Halit Ziya UŞAKLIGİL
    Aşk-ı Memnu
    (Sadeleştirilmiştir.)

    Yazar ve Romanın Devamı Hakkında Bilgi İçinTıklayınız.

    B.GÖSTERMEYE BAĞLI EDEBİ METİNLER

    1. TİYATRO

      ŞAİR EVLENMESİ

      İkinci Sahne

      MÜŞTAK BEY-ZİBA DUDU

      ZİBA DUDU_Müjde evladım müjde!..Gelin hanım geliyor, yoldadır.MÜŞTAK BEY-Ah benim valideciğim, sen olmasan ya ben hasretime kavuşur muydum?Bunun için sana ne iyilik edeceğimi bilemiyorum.

      ZİBA DUDU-Ay oğul, böyle hayırlı işlerde bulunmadıktan sonra yalancı dünyada niye duruyorum? Hele bu mürüvvetini de gördüm ya...Bundan sonra yaşamak neme lazım? İstemem fakat gözüm kapanmadan bir de evlatlarını ak sakallı göreydim...

      MÜŞTAK BEY-Artık beni muradıma erdirdin ya...Yaşa ömrün oldukça...(Neşatından sıçrayarak oynamaya başlar.)

      ZİBA DUDU-A kuzum, biraz ağırbaşlı olsana...Artık başından nikah geçti.Azıcık utan utan!..

      MÜŞTAK BEY-Vayy, adam evlenirken utanmalı mıdır ya? Benim bildiğim bunun aksinedir.Her ne ise sen haydi var, hanımı dışarıda bekleyedur; ben burada kendi kendime utanmayı meşk edeyim.

      Üçüncü Sahne

      MÜŞTAK BEY(Kendi kendine)-Şimdi benim Kumrucuğum kafese girecek haa?Ah bir kere kanadının altına girebilseydim.Fakat insan kısmının yediği bir yem vardır ya, adına para derler.Eğer ondan isteyecek olursa mesela!Ey, n'olmuş elimden geleni esirgemem.Ya verebileceğim şey çok mu? Topu bir teselli, bir de yüz görümlüğü.Nasıl etmeli?Adam sen de.O da kolay: Şöyle birkaç beyit veriveririm vesselam...

      ŞİNASİ
      Şair Evlenmesi

      Okumuş olduğunuz eserin devamını görmek içintıklayınız.




      SAYFANIN BAŞINA DÖNMEK İÇİNBURAYA TIKLAYINIZ.




      Tanzimat Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri

      1. 1860 yılında Şinasi ve Agah Efendi'nin çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesiyle başlar.
      2. Tercüman-ı Ahvalin Mukaddimesinde Şinasi Tanzimat edebiyatının 1. döneminden bahseder.
      3. İki döneme ayrılır.1. dönem "toplum için sanat" 2. dönem "sanat için sanat" anlayışındadır.
      4. Hak, adalet, özgürlük, hürriyet, eşitlik gibi konular edebiyatın konusu olmaya başlamıştır.
      5. Tiyatro halkı aydınlatmada önemli bir araç olarak görülmüştür.
      6. Fransız edebiyatından etkilenme görülür.
      7. Şiirde parça değil, konu bütünlüğü esas alınmıtır.
      8. Sade bir dil kullanılması gektiğini savunmuşlar ancak uygulayamamıştırlar.
      9. Klasizm ve romantizm 1. dönemde, Realizm 2. dönemde görülür.
      10. 2. dönem sanatçıları bireysel konular işlemişlerdir.
      11. Roman, makale, tiyaro, eleştiri, hikaye, anı, mektup mensur, mensur şiir gibi türler edebiyatımıza tanzimattan sonra girmiştir.
      12. Genelde mensur(düz yazı) üzerinde durulmuştur.
      13. Tanzimat edebiyatı bir ilkler edebiyatıdır.





      SAYFANIN BAŞINA DÖNMEK İÇİNBURAYA TIKLAYINIZ

      E- POSTA GÖNDERMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.