İŞ VE İNSAN İLİŞKİLERi

  1. İNSAN
  2. TOPLUM
  3. İNSAN İLİŞKİLERİ
  4. İŞ
  5. TOPLUM VE DAYANIŞMA
  6. İŞ İLİŞKİLERİ
  7. HABERLEŞME

    1.İnsan
    Biyolojik, toplumsal, kültürel ve ruhsal özelliklere sahip canlı bir varlıktır. Diğer canlıların en önemli farkı akıl ve dil (lisan) sahibi olmasıdır.Akıl özelliği ile insan diğer canlı varlıklardan ayrılır ve bulunduğu çevreyi etkileme ve çevreden etkilenme özelliğini ortaya çıkarır. Yine akılla yaşama şartlarını sürekli değiştirmeye ve geliştirmeye çalışır, bu özellik canlı varlıklardan sadece insanda vardır.Akılın sağladığı bu üstünlükleri de lisan (dil) aracılığı ile sembol, işaret olarak anlaşma aracına dönüştürür. Bu da insanın toplumsal bir varlık olma özelliğini öne çıkarır.

    2.Toplum
    Toplu yaşamak iç güdüsü ve yardımlaşma arzusu ile bilinçli olarak, bir arada yaşayan insan topluluklarına TOPLUM denir. İnsan diğer insanlarla toplum halinde yaşarken, çeşitli ilişkilerde bulunur.Toplum bilimi ya da sosyoloji (Fransızca: sociologie) toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilimdir. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır. Toplum bilimi alanında çalışan bir kişiye de toplum bilimci (sosyolog) denir. Bir akademik disiplin olarak toplum bilimi bir sosyal bilim olarak kabul edilmektedir ve 19. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde gelişmiş diğer bilim dalları ile karşılaştırıldığında görece olarak gençtir. Birçok sosyolog bir veya daha fazla uzmanlık alanında veya altdallarında çalışmaktadır. Sociology kelimesi, Yunanca “bilim” anlamına gelen “logy” eki ve Latince’de, genel anlamda insanı işaret eden, üye, arkadaş veya dost anlamındaki, “socius” kelimesinden gelen “socio-” kökünden oluşur. Toplum bilimi geniş çerçeveli bir disiplin olduğu için, profesyonel toplum bilimciler için bile tanımını yapmak güçtür. Bu disiplini tanımlamak için işe yarayan yollardan biri bu disiplini toplumun farklı boyutlarını inceleyen alt dalların oluşturduğu bir küme olarak tanımlamaktır. Örneğin toplumsal sınıflaşma eşitsizliği ve sınıfsal yapıları, demografi nüfusun miktar ve türündeki değişimleri, suç bilimi suç davranışı ve çarpıklıkları, politik toplum bilimi hükümet ve yasaları, ırk toplum bilimi ve cinsiyet toplum bilimi ırk ve cinslerin eşitsizliği kadar ırk ve cinsiyetlerin toplumsal yapılarını inceler. Doğadaki birçok çapraz disiplini içerecek şekilde,yeni toplumsal alt bilim dalları ortaya çıkmaya devam etmektedir-mesela ağ çözümlemesi-. Birçok toplum bilimci akademi dışında yararlı araştırmalar yapmaktadır. Bulguları eğitimcilere, yasa yapıcılara, yöneticilere, yenilik yapmak isteyenlere, iş dünyasının liderlerine ve toplumsal sorunları çözme ve toplumsal politikalar oluşturma konusuyla ilgilenenlere yardımcı olmaktadır.

    3.İnsan İlişkileri
    Birbirinden haberi olan en az iki insan arasında bir süre devam eden, anlamlı, belirli amaçları bulunan bir bağdır. İnsan ilişkileri oldukça karmaşıktır. Konuları, içerikleri, amaçları çeşitlidir. Bu nedenle iki usta arasında, iki sporcu arasında, iki öğretmen arasındaki insan ilişkileri, içerikleri bakımından farklıdır. İlişkilerin meydana gelişi, gelişmesi, zaman içinde değişmesi ilişkiden ilişkiye değişir.

    4.İş
    İnsanların toplumsal ilişkiler içinde, amaçlı olarak yaptıkları uğraşların hepsine iş denir.Genel olarak bu şekilde yapılan işin tanımı ilgili olduğu alanlara göre değişir.

    5.Toplum Ve Dayanışma
    İnsanlar toplum halinde yaşamaya başladıkları ilk zamanlarda insanların her biri kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamıştır. Daha sonra herkes belirgin bir işle uğraşmaya başlamış, diğer ihtiyaçlarını takas (Trampa) yolu ile sağlamıştır.M.Ö. 4.yüzyılda yaşayan Eflatun; “Devletin temeli üretimdir. Bir toplumun olması mesleklerin farklı olmasını gerekli kılar. Herkes kendine uygun gelen bir işle uğraşır ve diğer alanlara karışmazsa, üretim daha kolay ve daha kaliteli sağlanır.” Demiştir. Bu görüş zamanla gelişerek Adam SMITH in uzmanlaşma teorisi ile, günümüzde uygulanan uzmanlaşma (İhtisaslaşma) esasına dayanan iş bölümü ile karmaşık ekonomik ilişkileri meydana getirmiştir. Bu işlediğimiz kavramların yan yana koyarken bunlara toplu bir anlam vermemiz insani bir şekilde değerlendirme gereğimiz ortaya çıkmaktadır. Bu konuyu şöylece özetleyebiliriz; İnsanı çalışmaya sevk eden ihtiyaçların karşılanmasıdır. İhtiyaçları karşılama para ile olduğuna göre para çalışmayı etkileyen önemli bir faktördür. Ancak para amaç değildir, çünkü sadece ihtiyaçların karşılanmasında kullanılan bir değiştirme aracıdır. İnsan ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz. O halde topluma muhtaçtır. Topluma muhtaç olduğuna göre yalnız kendi mutluluğunu değil toplumunda mutluluğunu da düşünmek zorundadır.En azından kendi hakkı kadar diğer insanların da hakkını gözetmek her medeni insanın ilk görevlerindendir. Bütün bu nedenlerden , ferdi ve toplumsal başarı ve insanların mutluluğu dayanışma ile olur. Dayanışmayı gerçekleştirmek amacıyla kurulmuş olan pek çok kamu kuruluşu ile sivil toplum örgütleri vardır, herkesin gücü oranında bu konudaki görevini yerine getirmesi gerekir. Toplumu düzenleyen yazılı ve yazısız kuralların içinde (ahlak kuralları, örf ve adetten doğan kurallar, din kuralları) fert ve toplum dayanışması vardır. Mensubu bulunduğumuz medeniyetin esası dayanışmadır. Yaptırımının kaynağı, ilahi ya da sosyal olsun medeniyetimizde başkaları için üzülmek, başkalarının ihtiyaçlarını karşılık beklemeden gidermek, asırlardan beri sistemli bir şekilde mevcut olagelmiştir. Düşünürlerimiz bu özelliğimizi “diğergamlık” olarak nitelendirmişlerdir. Buna karşılık, batı medeniyetinin önemli bir özelliği “hodgamlıktır.” Bu gün bencillik olarak bildiğimiz bu özellikten bütün dünya insanları şikayetçi ve bu nedenle mutsuzdurlar. Günümüzde yitirmiş olduğumuz bu hasletimize, özelliğimize, yeniden kavuşmamız halinde toplumumuzun insanları daha mutlu olacaktır.

    6.İş İlişkileri
    Bir işyerinde çalışanları belirlenen amaçlara yöneltmek için yöneticinin uyguladığı kurallardır. İş ilişkileri denildiğinde idare edenler ve çalışanların birbiri ile olan ilişkileri akla gelir. İş ilişkilerinde usta (idareci) olduğunuzda yapıcı, yol gösterici, akılcı olmanız gereği unutulmamalıdır. vBir işyerinde üretimin yapılabilmesi için bir takım temel elemanların bir araya getirilmesi gerekir. Bunlar; Tabiat yani her türlü malzeme, insan gücü yani emek, sermaye yani para ve üretim için gerekli olan araç gereçler, teşebbüs, girişimci yani insan gücünü ve diğer elemanları bir araya getirerek onları yönlendiren, karşılıklı güvene dayanarak gerçekleştirdiği faaliyetlerdir. Girişimci bu faaliyetleri yapmadıkça diğer üretim elemanlarının üretim faaliyetini kendiliğinde gerçekleştirmesi mümkün değildir

    7.Haberleşme
    Fikir ve duyguların başkalarına açık seçik olarak belirtilmesidir.Bu tanım iş yerindeki haberleşmeyi ifade eder. Günümüzde haberleşme anlamında iletişim sözü kullanılmakta hatta kimi zaman haberleşme yerine Telekomünikasyon denilmektedir. Tele, uzak(tan) komünikasyon haberleşme anlamında latince kelimelerdir. Aynı şekilde tele- vizyon uzak seyretme, görme anlamındadır. ( İletişim) Bireyler ya da toplumlar arasında söz, jest,yazı, görüntü, simge( işaret) aracılığıyla görüş, dilek, duygu alış verişidir. Yapılan araştırmalar insanın uyku dışında geçen günlük 10-12 saatinin yüzde 70 inin dinleme,konuşma, okuma, yazma gibi iletişimle ilgili faaliyetlerle geçtiğini göstermiştir. Günlük hayatımızda 7-8 saat gibi uzunca bir süreyi kapsaması nedeni ile iletişimin önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.


    Bu Konuyla İlgli slayt indirmek için buraya tıklayınız